Özel Arama

 


İstanbul 3. Köprü Projesi ve Boğaz Kanal Projesi e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Menü - Gezi Yazıları
Cuma, 30 Aralık 2011 20:02

İstanbul'a yapılacak 3. köprü güzergahı hakkında sorular, ihale ve proje hakkında bilgilerin yanısıra, seçim dönemi söylenen kanal İstanbul boğaz kanalı projesi hakkında internette yer alan bir yazıdan alıntıdır:

 

3. köprü

İstanbul’da ikinci Boğaz olur mu? şeklinde bir tartışma başladı. Kimileri geçen yazımdaki Erdoğan’ın fikridir diyor kimi demiyor. Kimin dediği çok da önemli değil zaten. Ancak sonuçları bence bir hayli önemli.

İlk bakışta potansiyel sonuçlarının neler olabileceğini düşünürken aklıma geçen yazıma ek olarak “Trafik”  konusu geliyor.  Bunların yanında “Çevre” ve “Ekonomi” konularına da eklenti yapmak istiyorum.

Trafikten başlayalım. İstanbul’da şu anda hali hazırda kullanılan yapıda zaten Boğaz trafiği karmaşası var. Bu eklentinin ise durumu bambaşka bir çileye dönüştüreceğ su götürmez bir gerçek gibi duruyor. Bu yeni yapıya göre Beylikdüzü’nde oturan bir vatandaşın Anadolu yakasına geçmesi için 2 defa boğaz köprüsünden geçmesi gerekecek!!! Çünkü var olan köprüler yeni oluşturulacak olan adada kalacak ve bu adaya ulaşım için yeni köprüler yapılacak. Bu konuda biraz dürüst olalım derim. Ufak bir hesap yaparak trafik keşmekeşinden nasıl kurtulunur hesabını yapalım. Ortalama kaç araç geçer köprüden 500.000 diyelim. ortalama ücret nedir? 5 lira diyelim. (tır + otobüs + normal binek). 2.500.000 milyon tl günlük ciro senelik ciro yuvarlak hesap 700.000.000 TL. Belli ki harcanan yakıttan çok daha düşük bir bedel. Peki devletin bundan çıkarı ne? Yakıt tüketimi. Bu durumda zaten motorlu taşıtlar vergisi ödüyoruz veya çeşitli yan masrafları ödüyoruz. Senelik bir aidat ile bölge bölge dağıtım yapılsa ve motorlu taşıtlar vergisi altına dahil edilse hem devlet kazanır hem de biz bu çileyi çekmeyiz. Peki bunu sadece ben mi düşünüyorum? Tabii ki hayır. Bu durumda bu yeni boğazın trafiği rahatlacak tezini bir kenara koyabiliriz.

Ekonomi konusundan bahsetmek istersek  bu projeye 20 milyar dolar para harcanması ön görülüyor. Şimdi 20 milyar dolar gerçekten çok büyük bir para. IMF’ye son 7 yılda ödediğimiz paranın 16 milyar dolar olduğunu düşünürsek işin ciddiyetini daha iyi idrak ederiz sanırım. Bu harcanacak olan para tahmin edersiniz ki trafik hatrına veya kenti güzelleştirmek hatrına harcanmayacak. Yeni yatırım alanları oluşturulacak. Yeni yatırım demek yabancı sermaye girdisinin artması ve bölgeyi globalleşmenin merkezi haline getirilmesi demek. Bu şekilde bölge, bu coğrafyanın daha da önemli bir bölgesi haline dönecek. Devlet bu şekilde buradan, gelir vergileri, stopajlar gibi vergiler toplayacak. Bu şekilde 20 milyar doların geri dönüşümü(ROI) sağlanmış olacak. Güzel bir plan ancak işallah ülkemizin tarihinde bol bol yaşadığı ve halen yaşamış olduğu “rant” kavgalarında artış olmaz(bir mucize olur yaşanmaması)

Çevre konusundan bahsetmek gerekirse, bu bölgede bizim Fatih ormanlarımız yer alıyor. Bu bölge yeşillik ve doğal hayat bakımından gerçekten çok değerli. Boğaz’ın suyu projenin kapsamında Fatih Ormanları’nın bağrından geçip(yarılmak suretiyle) Ayazağa köşesinden Seyrantepeye bağlanarak Örnektepe’yi geçip oradan Haliç’e ulaşması planlanıyor. Sadece ormanlar yarılıp kalırsa ben bunda yine çok bir sorun görmem ama bölgedeki arazilerin değerlerinin tavan yapacağı gerçeği bu bölgenin geri kalanının da traşlanmasına sebep olabilir. Böyle bir durumun gerçekleşmesini sanırım hiçbirimiz istemeyiz… Bunun yanında geçen yazımda da belirttiğim gibi biz deprem gerçeği ile yaşayan bir toplumuz…

Sonuç olarak projenin bölgedeki ekonomik sirkülasyonu hızlandıracağı ve İstanbul’un daha büyük bir yatırım merkezi olacağı gerçeği su götürmez bir gerçek. Bu amaçla ortaya atılan bir proje için “trafiği rahatlatacak” gibi açıklamaları safsatadan başka hiçbir şey olmadığı gibi genel anlamda mobiliteyi düşüreceği de başka bir gerçek. Unutmayalım ki ekonominin hızlı dönmesi ile mobilite arasında doğru orantı kurabileceğimiz temeller var… Çevre konusu ise çok dikkatli ele alınması gerekiyor. Yanlış hesaplamalar İstanbul’umuzun çehresini hiç istemediğimiz bir şekilde değiştirebilir. İhtiyatlı olunmasında fayda var. Son olarak kendi görüşümü ortaya koyuyorum. Bu proje benim pek hoşuma gitmedi. İstanbul’un önce altyapısını toparlayalım daha sonra şehir merkezine ekstra yük getirecek projelere imza atarız. Yatırım için böyle bir para varsa şehrin altını köstebek gibi oyarak yüzlerce kilometrelik metro inşa edilmesinden kimse zararlı çıkmaz… Bakınız Londra, Paris...

 

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
Yorum yaz
Adýnýz:
E-posta:
 
Baţlýk:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 

© 2012 Seyahat.in - Turizm Şirketleri ve Seyahat Rehberi
Joomla! is Free Software released under the GNU General Public License.
Seyahat.in seyahat .in

Bizimle herhangi bir konuda iletişime geçmek için iletisim @ seyahat.in e-posta adresini kullanabilirsiniz. Seyahat.in, sayfalarındaki tüm bilgileri internetten derlemiştir ve sadece bilgi içerir. Bu sitede herhangi bir ticari işlem yapılmamaktadır. Hiç bir kurum ya da kuruluşla ilgisi bulunmamaktadır. Site Haritası için tıklayın.